İletişim

Gün boyu bilgisayar önünde ya da cep telefonu elde, iletişim formuyla neler geldi diye bekleyemiyoruz. Bu nedenle, hemen bir yanıt alamazsanız şaşırmayın.

Güvenlik Kodu::
security code
Lütfen Kodu girin:

Gönder
5 Aralık 2020

Devenin bale pabucu!

"Bir yaşıma daha bastım!" sitesi

Tarrare – namı diğer Taş Mide

Tarrare (yaklaşık olarak 1772 – 1798) tuhaf yeme alışkanlıkları olan bir Fransız şovmen ve askerdi.

Tarrare Fransa’nın Lyon kenti yakınlarında 1772 yılında doğdu. Doğum tarihi tam olarak kaydedilmediği gibi Tarrare’nin gerçek adı olup olmadığı da bilinmiyor.

Çocukluğunda çok iştahlı olan Tarrare ergenlik çağında tek bir günde kendi ağırlığınca sığır eti yiyebiliyordu. Artık ona yiyecek sağlayamayan ailesi çareyi onu evden kovmakta buldu. Bir kaç yıl boyunca gezgin haydutlarla ve hayat kadınlarıyla ülke içinde çeşitli yerlere gitti – kimi zaman yiyecek dilenip kimi zaman da çalarak; sonunda gezgin bir şarlatanın yamağı olarak kendisine iş buldu. Tarrare şişe mantarı, taş ve canlı hayvanlar yiyerek, sepet dolusu elmaları birbiri ardına yutarak seyirci topluyordu. Doymak bilmiyor ve özellikle de yılan etine bayılıyordu.

1788’de Tarrare sokak göstericisi olarak Paris’e yerleşti. Genel olarak başarılı olsa da bir keresinde bir terslik oldu ve ciddi bir bağırsak tıkanıklığı yaşadı. İzleyicileri onu hemen hastaneye taşıdı; burada çok güçlü laksatiflerle tedavisi gerçekleştirildi. Tamamen iyileşen Tarrare bunun karşılığında gösterisini hastanede sergilemeyi ve cerrahın köstekli saatini yutmayı önerdi; öneriden pek etkilenmeyen Doktor Giraud ise bunu yapacak olursa saatini geri almak için Tarrare’nin karnını yarmaktan çekinmeyeceğini söyledi.

Dış görünüşü ve davranışları

Çok yemek yemesine karşın Tarrare normal kilolu biriydi. 17 yaşındayken 45 kiloydu. Açık renk saçları çok yumuşak, ağzı da anormal ölçüde genişti; dişlerinde lekeler vardı ve dudakları da çok inceydi. Yemek yemediği zamanlarda derisi o kadar çok sarkıyordu ki karın bölgesindeki deri katmanını beline dolayabiliyordu. Dolu olduğunda da midesi tıpkı bir balon gibi çıkıntı yapıyordu. Yanaklarındaki deri kırışık ve çok esnekti; ağzının sınırlarını tam zorladığında, ağzının içinde bir düzine yumurta ya da elma tutabiliyordu.

Vücut ısısı yüksekti ve çok terliyor, sürekli çok kötü kokuyordu. Kokusu özellikle yemek yedikten sonra daha da artıyordu; gözleri ve yanaklarına kan hücum ediyor, bedeninden görülebilir bir su buharı yükseliyor ve Tarrare yarı uykulu hale geliyordu. Bu esnada gürültüyle geğiriyor ve çenesiyle de yutkunma hareketleri yapıyordu. Kronik ishal sorunu vardı. Çok yemesine karşın çok büyük oranlarda kustuğu ya da kilo aldığı görülmemişti. Yeme alışkanlığı dışında hiçbir zihinsel hastalık belirtisi ya da bir davranış bozukluğu sergilemiyordu.

Tarrare’nin durumuna neyin neden olduğu bilinmiyor. Onun durumuna benzer başka vakalar da rapor edildiyse bunların hiç birinde otopsi yapılmadığı için bir karşılaştırma olanağı da bulunmamakta. Hipertiroid durumunda iştah çok artabilir, hızlı kilo kaybı yaşanır ve saçlar da çok incedir. Tarrare’nin beyninin amigdala bölgesinde bir hasar olabileceği ileri sürülmüştür; amigdala hasarı hayvanlarda aşırı iştahlılığa yol açmaktadır.

Askerlik

Fransız Devrim Ordusuna katılan Tarrare askerlere verilen tayının açlığını bastırmaya yeterli olmadığını keşfedince çeşitli işlerini yapma karşılığında askerlerin tayınlarını paylaşmaya ve mutfak çöplüğüne dadanmaya başladı; ama bu da yeterli değildi. Aşırı yorgunluk tanısıyla askeri hastaneye yatırıldığında normalden dört kat tayın verildiğinde de aç kalmaktaydı; hastanenin çöpündeki artıkları karıştırıyor, diğer hastaların yediklerinden artanları alıyor ve eczacının odasına girerek yaralara konmak için hazırlanan lapayı yiyordu. Askeri doktorlar Tarrare’nin iştahının nedenini bulamayınca askeri doktor Courville ve hastanenin başhekimi Baron Percy tarafından gerçekleştirilecek deney için hastanede kalmasına karar verildi.

Courville ve Percy Tarrare’nin yeme kapasitesini ölçmeye karar verdi. Hastane girişinde 15 işçi için yemek hazırlanmıştı; genellikle Tarrare yiyeceğin mevcut olduğu durumlarda hastane personeli tarafından engellense de bu kez masaya rahatça ulaşabilmesine izin verildi. Tarrare devasa boyutlarda iki etli börek, tabaklarca hayvan yağı ve tuz, on beş litre sütten oluşan yemeğin tamamını yedikten hemen sonra uykuya daldı. Courville Tarrare’nin karnının çok sertleştiğini ve balon gibi şiştiğini rapor etti. Başka bir deneyde Tarrare’ye canlı bir kedi verildi. Dişleriyle kedinin karnını açtıktan sonra kanını içti ve kemikleri dışında tamamını yemeye koyuldu; ardından tüyleriyle derisini kustu. Bu deneyin ardından hastane çalışanları Tarrare’ye yılan, kertenkele ve köpek yavrularının da dahil olduğu çeşitli hayvanlar sundu – Tarrare bunların tamamını yedi. Bir yılan balığını önce dişleriyle kafasını ezdikten sonra bütün olarak yuttu.

Askeri kurye

Tarrare’nin kobay olarak geçirdiği ayların ardından askeri yetkililer aktif göreve dönmesi için baskı yapmaya başladı. Doktor Courville, onun yeme alışkanlıkları ve sindirim sistemi konusunda daha fazla çalışma yapmak istediği için, Tarrare’nin bu alışılmadık özelliğinin askeri açıdan kullanılması önerisiyle General Alexandre de Beauharnais’e gitti. İçine bir belge yerleştirilen tahta bir kutu Tarrare’ye yutturuldu. İki gün sonra dışkısıyla birlikte dışarı atılan kutunun içindeki belge okunabilir durumdaydı. Courville generale Tarrare’nin askeri kurye olarak kullanılmasını, üstü aransa bile belgeyi ele verme riski olmadan düşman bölgesinden geçerek belge taşımasını önerdi.

Tarrare komutanlardan oluşan bir grup önünde yeteneğini sergilemeye çağrıldı. Kutuyu başarıyla yuttuktan sonra ödül olarak bir el arabası dolusu, 14 kilo ağırlığında çiğ boğa karaciğeri verildi; komutanların gözleri önünde bunu hemen midesine indirdi.

Başarılı gösterisinin ardından Tarrare Ren Bölgesi Ordusunun resmi ajanı görevini üstlendi. General de Beauharnais onun mesajları midesinde taşıma kapasitesinden emin olsa da zihinsel durumundan kuşkuluydu ve bu nedenle de ilk başlarda önemli askeri belgeleri verme konusunda ihtiyatlı davrandı. Tarrare’nin ilk görevi Neustadt yakınlarında Prusyalılar tarafından esir tutulan bir Fransız generale mesaj iletmekti; belgenin çok önemli olduğu söylense de aslında mesajın başarıyla ulaştırıldığının onaylanması ve Prusyalıların askesi hareketliliğine ilişkin bilgilerin – varsa – iletilmesinin istenmesinden ibaretti.

Tarrare Alman köylüsü kılığında Prusya hattını gece karanlığında aştı. Almanca konuşamadığı için yerel halkın dikkatini çekti ve Prusyalı yetkililere ihbar edilip Landau yakınlarında yakalandı. Çırılçıplak soyulup arandığında üstünde bir şey bulunamadı; kırbaçlanmasına karşın misyonunu ele vermedi. Yerel Prusyalı komutan General Zögli huzurunda da konuşmayı reddedince hapse atıldı. 24 saatlik esaretin ardından Tarrare artık dayanamayarak planı açıkladı. Bir tuvalete zincirlenen Tarrare yutmuş olduğu kutuyu 30 saatin ardından çıkardı. Tarrare’nin çok önemli bilgiler içerdiğini söylediği belgelerde General de Beauharnais’in önemsiz mesajını bulan Zögli buna çok hiddetlendi. Tarrare darağacına götürüldü, ilmek boynuna geçirildi. Bazı kaynaklara göre ise Zögli kutuyu asla ele geçiremedi çünkü Tarrare onlardan önce davranarak kutuyu tamamen yedi. İdamın son anında Zögli fikrini değiştirince Tarrare idam sehpasından indirildi, bir güzel pataklandı ve Fransız hattı yakınlarında serbest bırakıldı.

Tedavi çabaları

Bu deneyimin ardından Tarrare askeri hizmetten kaçmak için hastaneye geri dönerek Percy’ye aşırı iştahına yönelik her türlü tedaviye hazır olduğunu bildirdi. Percy’nin denediği ilaçların hiçbiri etkili olmadı. Ardından Tarrare bol sayıda kaynatılmış yumurtayla beslendiyse de açlığı devam etti. Diyet uygulamaları başarılı olmadı; hastaneden kaçıp kasapların çöpünden et artıkları topluyor ve bunun için sokak köpekleriyle boğuşuyordu. Bir kaç sefer hastalardan alınmış kanı içerken ve hastane morgundaki bedenleri yemeye teşebbüs ederken yakalandı. Diğer doktorlar onun akıl hastası olduğuna ve akıl hastanesine gönderilmesi gerektiğine inansa da Percy deneylerini sürdürmeye kararlı olunca Tarrare askeri hastanede kaldı.

Bir süre sonra, on dört aylık bir çocuk hastane içinde kaybolunca herkes Tarrare’den kuşkulandı. Percy artık onu savunmaya istekli değildi; Tarrare hastaneden kovuldu ve bir daha da geri dönmedi.

Ölümü

Dört yıl sonra, 1798’de Versailles hastanesinden bayan Tessier, Percy’yi arayarak hastalarından birinin onunla görüşmek istediğini söyledi. Hasta artık yatalak ve çok zayıf haldeki Tarrare’ydi. Tarrare Percy’ye iki yıl önce altın bir çatal yuttuğunu ve çatalın büyük olasılıkla içinde bir şeyleri tıkadığını anlattı. Percy’nin çatalı çıkarmanın bir yolunu bulmasını umuyordu. Percy ise Tarrare’de ileri düzeyde verem olduğunu saptadı. Bir ay sonra Tarrare iyice kötüleşti ve kısa süre sonra da öldü.

Ceset çok çabuk çürüdü; hastanenin cerrahları otopsi yapmayı reddetti. Tessier ise Tarrare’nin iç yapısının ne tür farklılıklar gösterdiğini ve çatalın gerçekten de bir şeyleri tıkayıp tıkamadığını öğrenmek istiyordu. Yapılan otopside Tarrare’nin yemek borusunun anormal ölçüde geniş olduğu bulundu; çenesi açıldığında, cerrahlar mideye kadar uzanan geniş bir kanal görmekteydi. Bedeni irinle doluydu, karaciğeriyle safra kesesi normalden büyüktü ve devasa boyutlardaki ülser yaralarıyla kaplı midesi karın bölgesinin büyük bölümünü kaplamaktaydı.

Çatal asla bulunamadı.