1+1 daireyi küçük bulanlara duyurulur …

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Adana’nın Kozan ilçesinde doğan Simeon’un (390 – 459) babası çobandı. Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye bölününce Simeon Stylites bir anda Doğu Roma İmparatorluğu vatandaşı oluverdi.

Küçük yaşlarda Hıristiyanlığa büyük eğilim gösteren Simeon 16 yaşında manastıra girdi. Yalnızca ruhun değil bedenin de Tanrı için adanması gerektiğine inanarak inanılmaz işler yapmaya başladı. Örneğin, bir buçuk yıl boyunca kapandığı kulübeden sağ çıktığında herkes artık onu bir mucize olarak görmekteydi. Sonra karanlık yerler aramaya başladı ve mağaraları keşfetti.

Sütunun tepesinde geçen yıllar

Suriye’de yaşamaya başladığı yıllarda kalabalıktan uzak durmak için bir yol ararken çok eski bir tapınak kalıntısında sağlam bir sütun keşfetti. Sütunun tepesine küçük bir platform inşa etti. Yaşamını bu platformda geçirmeye karar verdi; yakınlardaki köylerde yaşayanlar ona yiyecek ve içecek taşımaya başlayınca bu işin sürdürülebilir olduğuna karar vermiş olabilir.

Sütunu ilk başlarda yaklaşık 3 metre boyundaydı. Sonraları platformunu daha yüksek sütunlara taşıttı – en sonuncusunun yerden yüksekliği 15 metreden fazlaydı. Sütunun tepesindeki platform bir metrekare kadar genişlikteydi ve çevresinde de bir korkuluk olduğu düşünülüyor. Bulunduğu yerden aşağıdakilere vaaz vermekte, bunun dışında insanlarla çok az iletişim kurmaktaydı. Ama insanlardan uzak durmak isterken istemeden de olsa daha fazla ilgi çekmeye başladı ve bulunduğu yer bir hac noktasına dönüştü. Müritlerine yazdığı yazı ve mektuplardan bir bölümü günümüze kadar ulaştı; yaşadığı olağanüstü koşullara karşın insanlara sakin ve huzurlu bir yaşam sürmelerini öğütlüyor ve fanatizmden uzak durmalarını istiyordu.

Son yılları

Kral 2. Theodosius ve eşi Aelia Eudocia Simeon’a büyük saygı duyuyordu; İmparator 1. Leo’nun da saygılı bir tutum sergilediği biliniyor. Bir keresinde, Simeon’un hastalandığını duyan Theodosius doktorlarını gönderip tedavisini yaptırmayı önerdi ama Simeon buna gerek duymadı ve kısa süre sonra da iyileşti. İnsanların daha fazla yaklaşmasını önlemek için artık sütunun çevresinde bir duvar bile vardı. Sütunun tepesinde 37 yıl geçirdikten sonra 2 Eylül 459 tarihinde yine sütunun tepesinde öldü. Sütunun yakınlarına defnedildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yetmiş bir − altmış bir =